Bağıntılı varoluşla ilgili kavramlar düzeyinde bir anlayışımız olsa da, gündelik hayatımızda, anlık deneyimlerimizde, kendimizi beş duyumuzla anlık olarak algılamadığımız bir bütünlüğün parçası gibi görmemiz kolay olmaz. Algımızın yapısı gereği, gerçekliği anlık olarak dikkatimizi verdiğimiz bölümler halinde deneyimleriz. Bu yüzden de, deneyimlerimiz arasında bağlantı kuramadan, belirli bölümlere fazla yoğunlaşıp bütün resmi gözden kaçırma olasılığıyla karşılaşırız. Bu durum insanların sınırlı algılarıyla desteklenen benmerkezci düşünce biçimlerinden kaynaklanan, bilmeye ilişkin temel yanılgısını gösterir. Ancak bütüncül bir deneyimi, yine bu parçalı algılama biçimimiz içinde yaşama olanağımız da var. Tekil ve bağlantısız bir bütün olarak algıladığımız benliği vareden koşulları tek tek ele alırsak, bu koşulların bizi bütünü oluşturan ağlara nasıl ilişkilerle bağladığını ve aslında ilişkilerin dışında varlıklardan sözedilemeyeceğini görebiliriz. Önce dünyaya geldiği...